17 Mart 2011 Perşembe

Kokan Melahat Ve Şoför İbadullah'ın Tanışma Hikayesi



Evet, size az sonra güzel kokulu bir seyahat anısı anlatacağım ya da kibar otobüs şoförlerinin naif ruh hallerinden bahsedeceğim demek isterdim fakat okuyacağınız, dünyayı kendinden geçirecek kadar kötü bir kokuya sahip Melahat Teyze’yle, kötü şoför İbadullah’ın kavuşma hikayesidir dostlar. Ya bu eleman bu hikayeleri kıçından mı sıkıyo demeyin sakın. Ya da isterseniz deyin sonuçta bu hikayenin geçekliğini değiştirmeyecek! Okudukça bana hak vereceksiniz hatta şanslıysanız Kokarca Melahat’in ter kokusunu burun deliklerinizde hissedecek ve İbadullah beylerin çatlak sesinin kulaklarınızda yankılanışını duyabileceksiniz.

Sıkış tıkış bir otobüstü. Adım atmak, ilerlemek pek zordu. Sabah saatleri, herkes sinirli, gergin ve kavgaya meyilliydi. Otobüse yeni binmiştim ve ön kapının kıçımı sıkıştırmaması için büyük çaba sarf ediyordum. Otobüsün kapısı sabah sabah çok aç olmalıydı, ağzı sulanmış halde bakıyordu bana. Sıcak bir çayın yanında kıçımı kemirmek ister gibi bir hali vardı kapının. Hikayenin kahramanları kokan Melahat ve Şoför İbadullah bana en fazla birkaç insan uzaktalardı; diğer günlerdeki mesafelerini aratmıyorlardı yani. Ha bi de sümüklü muavin vardı ama o pek kahraman sayılmazdı! Her sabah aynı insanlarla aynı otobüsteydik ve artık ortak bi amacımız olduğunu düşünmeye başlamıştım. 2012'ye yaklaşıyorduk ve belki de dünyayı kurtaracak o kayıp ekip bizdik!
Kapı kıçımdan uzaklaşsın diye her adım attığımda Melahat’in kokusu beni yakalamaya başarıyordu. Melahatın kokusu bana ölümüse sarılıyordu.

“Ya arkadaş neden her gün aynı iğrenç kokuyu sıkarsın kendine? Tamam anladım ter kokusu beter bi şey ve sen onu kapatmak niyetindesin ama neden bu kokuyla?!” diye söyleniyordum kendi kendime. Koku, orta çağ zindanlarında 2 ay yatan bir adamın, hac yolculuğuna çıkan ölümün eşiğindeki bi teyzeyi kucaklamasıyla şekillenip, üçüncü sınıf bir lokantada pişen patlıcan kızartması kokusuyla sevişmesi sonucunda ortaya çıkan garip, anlaşılmaz kara bir bulut gibiydi sanki!

İri göğüslü, kokan Melahat Teyze’nin göğüslerinin arasında 4. durağa gelmek üzereydim. Yaklaşık 3 aydır aynı otobüste mal İbadullah’ın Melahat’e aşkını ilan etmesini beklemediysek namerdim. Kendine güveni pek az olan Şoför İbadullah Bey her sabah olduğu gibi çatlak sesiyle muavini azarlıyordu o sıra. Sanırım Melehat’e yaklaşmak için muavinin tüylü bıyıklarını kullanıyordu. Çocuğun bıyıklarıyla falan dalga geçip kadına sempatik görünmeye çalışıyordu yani. Ben de dahil tüm otobüs ahalisi adama tiksinerek bakarken Melahat Teyze nedense pek bi neşeli pek bi işveliydi. -Melahat Teyze’nin her sabah nereye gittiğini evreni oluşturan o bilinmez parçacıktan daha fazla merak ediyordum.- İbadullah’ın pasif tavrı mı geriyodu beni yoksa Melahat’in kokusu mu bilemiyorum ama otobüs içindeki gergin bekleyiş beni kokulara karşı sanki daha duyarlı hale getirmişti. İbadullah, kadına açılamadıkça gaza daha sert basıyor, Melahat de İbadullah açılamıyor diye daha beter kokuyodu. Aylardır iki manyağın birbirine açılmasını bekleyip durmuştum. Hatta önceki işimden ayrılmama rağmen 3 haftadır sabahın köründe kalkıp İbadullah’ın otobüsüne binmem de işte bu imkansız aşkın başlamasını görmek içindi! Şoför İbadullah ve Kokan Melahat Teyze’nin kavuşamayan elleri üzerimde ağır bir yük oluşturmaya başlamıştı.

Umutlarım yok olmak üzereyken birden bir şey oldu. Mucizevi bir şey. Melahat Teyze’nin eli demirlerden kayıverdi ve benim üzerime doğru hızla gelmeye başladı. Olay, saniyenin bilmem kaçında olduğu için yerimden çok az kıpırdayabildim. Melahat Teyze’nin hayli terli iri göğüsleri suratıma mike tyson’dan daha beter iki yumruk attıktan sonra ben durumun şaşkınlığıyla yere düşerken Melahat Teyze de öne doğru, Şoför İbadullah’ın kucaklarına atıverdi kendini. Ben göğüsler tarafından yere serilmişken sert fren sesi kulaklarımda çınlıyordu. Tüy bıyıklı muavin birden ona kadar sayıyordu tepemde ve Melehat Hanım’ın gözleri İbadullah’ınkilerle buluşmuştu o an. Otobüste çıt çıkmıyordu. Onca fren ve karmaşadan sonra tüm sesler kesilmişti çünkü otobüs ahalisi için bu oldukça mucizevi bir andı.

Tüy bıyıklı muavin 6’ ya gelmişti bile. Çok hızlı sayıyordu piç kurusu! Ben kalkmaya çalışıyor ama beceremiyordum. O sırada İbadullah konuştu. “İyi misiniz Melahat Hanım?” diye sordu. Otobüs ahalisinden bir uuuuvvvv! nidası yükseldi ansızın. Melahat Hanım, “İyiyim teşekkür ederim. Hayatımı kurtardınız,” dedi hayli işveli. Abartı bir karşılıktı ama nihayetinde bir karşılıktı işte. Aylardır beklenen bir karşılıktı ve pek değerliydi!! Muavin "10," dedi sırıtarak. Göğüsler tarafından nakavt edilmiştim, Edrııyııın! diye sesleneceğim bir aşkım da yoktu ortalıkta ama 3. sınıf bir Amerikan filmindeki aşık çiftleri alkışlama gerizekalılığına benzer bir alkış koptuğunu duyabiliyordum. Belki bir daha asla ringlere geri dönemeyecektim belki de önümüzdeki maçlara bakacaktım artık, o halde tam kestiremiyordum ne yapacağımı ama önemli olan İbadullah ve Melahat’in kavuşmuş olmasıydı. Kavuşmuş olmaları ve bu olayın otobüs tarihine "yeni bir çağın başlangıcı" olarak geçmesiydi!

öperim hepinizi!

11 yorum:

Zeugma dedi ki...

Mizahsever biri olarak bayıldım yine. İkinci okuyuşumda bile feci güldüm :)))
Bir de ben tanıyorum feci kokan bir MELAHAT. Üstelik o da yangın birine böle.. Bu kadar uyar yani :)))
E, Göktuğ, bir kitap da bu türden bekliyoruz artık...
Eline sağlık..Thanks!

Aslısın dedi ki...

:)) Allah iyiliğini versin, o koku her neyse kafamda bütün kötü koku anılarımı ayağa kaldırdın, ne diyim sana.
Bu arada kitabını okumaya başladım ve zevk aldım, almasam vallahi söylerdim. Devamında neler olacak merak içindeyim, işte öyle.

Adsız dedi ki...

Yaw yayınlasana yorumu ama yaa ;(
Esas yorum o bi kere :((

Aydedeye havlayan dedi ki...

@zeugma: hahah şansa bak ya?! demek var tanıdığın böyle bi Melahat? o zaman bu öykü ona gitsin :))
kitap olayına gelince, durmak olmaz Zeugma. var kafamızda yazıp çizdiğimiz bi şeyler, merak etme sen. seni güldürcek ve farklı gerçekliklere götürecek bir öykü hazırlığı içerisindeyim :)

Aydedeye havlayan dedi ki...

@Aslısın: :))) bahar temizliğinin içine hafiften ettim o zaman bu koku yüzünden, kusura bakma :)) ama eğlendin de kabul et :)
Tılsım-ı Kudret'i bitirdiğinde çok daha değişik duygular içinde olacağını düşünüyorum. Henüz başındasın. Önünde çok ama çok keyifli bir yolculuk var, adımlamaktan çekinme!

Aslısın dedi ki...

Hiic cekinmiyorum zaten:)

Zeugma dedi ki...

Heyyy !!
Harika bu..
Çok sevindim :)

ruma dedi ki...

Thank you for your love and sincerity.

From Japan, ruma

& Kitap Cadısı & dedi ki...

ne güzel bir aşk hikayesi olmuş :)

ömrü hayatımın bütün çirkin kokularını anımsadım sıfatım buruş kırış olurkene bir taraftan azım kulaklarımda elim azımda gülerek okuduğum bişiy oldu.
emeklerine kalemine sağlık...

Aydedeye havlayan dedi ki...

@kitap cadısı: hahahah güzeeelll amaç yerine ulaşmış :))

gksk dedi ki...

:)

Bunu sevdiyseniz aşağıdakilere bitersiniz!

Related Posts with Thumbnails