yasak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yasak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mayıs 2011 Cumartesi

Beni kandıramazsın Chuck. Senin ne mal olduğunu biliyorum!



Palahniuk beni çok incittin ama sadece beni değil tüm Türkiye’yi incittin. Kırdın bizi tarif edilemez şekilde. Şimdi sana ne söyleyeyim Chuck? Yazdığın Ölüm Pornosu’nun konu bütünlüğü olmamasına mı değineyim yoksa kelimelerini çok müstehcen seçtiğine mi? Hey Chuck dostum, burası Türkiye. Bizim tarzımıza göre yazmalısın ahbap. Büyükler senin sesinin çok çıktığını düşünüyor. Göt dediğin için senden hoşlanmayanlar var adamım. Sikişmek dediğin için burada sana acayip kıl olan dostlar var. Ne dedin Chuck? Hepimiz sikişiyoruz bunu dile getimenin neresi mi yanlış?.. Sen kim oluyorsun da, -hem de yazmayı beceremeden- bizim çocuklarımıza muzırlık yapıyorsun dostum? Kimsin sen? İsminde bile meymenet yok Chuck. Chuck ne demek ki? Çak bi beşlik gibi bi şey mi? Çatapat gibi mi? Çakmak gibi mi? Pompacı mısın Chuck? Seni hiç gözüm tutmamıştı zaten dostum. Ama şunu da anlamış değilim Chuck. Hadi Amerikalılar gerizekalı. Hadi onlar edebiyattan hiç çakmadıklarından (ismine gönderme yaptım dostum bunu anlayabildin mi?) senin yazdıklarında konu bütünlüğü olduğunu düşünüyor ve hatta yazdıklarını edebi buluyorlar. Ama peki ya diğer ülkeleri nasıl etkiledin Chuck dostum?! Onları nasıl kandırdın edebiyat yaptığına işte buna inanamadım!! Çünkü bizim büyükler senin bi boka yaramadığını fark etmişler. Bizimler boktan iyi anlar Chuck ve senin kötü kokan bir bok olduğuna kanaat getirmişler. Kötü kokan bir manda boku Chuck! Aynı Burroughs’un ne mal olduğunu çok geçmeden anladıkları gibi. Bizmkiler çok iyi anlıyor dosrum.. Hey Chuck, incittiğin Türk aile yapısının kırılgan kalplerini onarmak için ne yapmayı düşünüyorsun? Bizim kırılan narin kalplerimiz için bir roman daha yazar mısın? Bu seferkiler küfürsüz, konu anlatımı yerinde ve anlaşılır şeyler olsun ama dostum. En azından biz anlayabilelim, olur mu Chuck?

Biliyor musun Chuck, bizimkiler bugün itibarıyla rapidshare’i de yasaklamışlar. Ne… paranoyak olma ahbap senden o kadar korkmuyoruz. Bu yasağın nedeni senin romanlarını netten indirmek isteyen kitap kurtları da değil. Bazı kasetler varmış bazıları sevişiyor ve bazıları da onları kasete kaydediyormuş….. Bilmem ki Chuck, ben de bi bağlantı kuramadım. Galiba haklısın, bazı konularda haklı da olabiliyorsun demek dostum. Küfür etmeden de haklı olunabiliyor demek ki ha ahbap. .. ne … sikerler mi, dedin. Duymamış olayım Chuck. Ve evet yine de şanslıyız dostum. Evet, senin kitabın yüzünden neyse ki ülkedeki tüm kitapları yakmadılar. Biliyorsun bu bi seçenek. Bazen internete sinirlenip hatları falan kesebiliyorlar abi. Bazen küçük ekranlarda çıplak sanal hatunlar ahlayıp ohluyor diye interneti kapatabiliyorlar. Ne… evet, size gerizekalı diyoruz ama biz de bu konuda sizinle yarışırız öyle değil mi? Sus Chuck zihnimi ele geçirmeye çalışma!!.. yapma Chuck… ele geçirdiğin o kadar ülke yetmedi mi, şimdi de bana mı sulanmaya başladın! Hayır dostum asla boyun eğmeyeceğim. Asla senin edebi bir şeyler ortaya koyduğunu kabullenmeyeceğim.. Bana bunu yaptıramazsın Chuck! Defol git şimdi ekranımdan ve beni senin tarafından incitilmiş kalbimle yalnız başıma bırak.

“Herkesin hayalgücü tükendiğinde artık hiçkimse dünya için tehdit olmayacak,” demiştin ya Chuck, bunu sen söylemiştin ya dostum, acaba haklı mıydın bu konuda?.... hayır…hayır ele geçmeyeceğim.. sen şeytansın! … sen taşlanmayı hak eden bir şeytansın Chuck… ne?....şeytanı taşla vuramaz mısın?... Hayır Chuck.. hayır her şeyi sen bilmiyorsun.. sen hiçbir şey bilmiyor, hem kötü konuşuyor hem de konuyu bütünleyemiyorsun!! Senden nefret ediyorum Chuck! Senden kötü bir şiirden nefret ettiğim kadar nefret ediyorum dostum.. Al bu taş da sana gelsin Chuck! Şeytan işte böyle vurulur dostum!.. Chuck?...nerdesin? Chuck?...

** resimde yakışıklı çıkmışsın ama biz senin ne bok olduğunu biliyoruz adamım!

öperim hepinizi...

3 Mayıs 2011 Salı

dünyanın içinde ama insanların pek bi uzağında ..

Resim de koyayım dedim ama haber sinirlerimi bozdu sonra sokarım dedim resmine! Habere gel!

Güzide memleketimde çalımlar, şutlar, goller üst üste! Devlet attı 2-0 oldu!

Henüz yasaklı kelimeler sarsıntısını üzerimizden atamadan şimdi bir de internetin ölüm haberi geldi. Aniden ve acı geldi ama!

Ağustos ayında yürürlüğe geçecek olan yasayla artık devlet nereye isterse sadece oraya girebileceksiniz. Evet, yanlış duymadınız; gireceğiniz deliği de devlet büyükleri seçiyor. Siz sadece girme işlemini yapıyorsunuz. O da pek zor olmasa gerek,e bu ne rahatlık, sevinmelisiniz!

Çin, Tayland, İran gibi aşırı baskıcı ülkelerde kullanılan sistem artık Türkiye’de.  böyle yazınca sanki süper bi sistem gelmiş gibi durdu değil mi? Son yenilikler artık Türkiye’de!! Yeterince bekledik ama sonunda ona ulaşabileceğiz… Yoo hayır, hiç de öyle değil maalesef. Devlet baba elinde kırbacıyla interneti de yola getirmeyi bildi sonunda. Uslu uslu gireceksiniz artık internete çocuklar. Babanızın sözünden dışarı çıkmayacak, ananızın tarhana çorbasını içerken usul usul gezineceksiniz ağlarda. Tabii ki belirlenen ağlarda.

Bu filtreleme sistemi zaten kullanıyordu ama “istendiği takdirde” şimdi ise büyüklerimiz bunu ite kaka zorunlu hale getirmişler. Yani onların dediği doğrudur olayı bu! Bakınız günden güne nasıl da demokratikleşiyoruz. Hatta öyle bi demokratikleştik ki, artık interneti bile devletin uyguladığı süzgeçten geçerek kullanabileceğiz. O, gir derse girecek yok girme bu sayfa aşırı “sanat” içeriyor derse uzak duracağız! Böyle demokrasiye can kurban! Haa demokrasi demişken, bu filtre sistemi youtube vs gibi sayfaları de hiç sevmiyor yani youtube’u artık unutabilirsiniz. Dns falan yalan oldu. Gerçi başbakn da söylüyordu ben değiştirip giriyorum diye. Bu filtre sistemini de çökertebilirse belki bize de öğretir biz de gireriz bi şekilde.

Bu tarz hareketler kısaca şöyle açıklanabilir efenim. İçki kötüdür ve içki içen kaza yapar, o zaman içki yasaklansın! Sigara öldürür, sigara yasaklansın! Yüksek ses sağır edebilir, barlar yasaklansın! Aşk kalp çarpıntısı yaratabilir, aşk yasaklanın. Sex istenmeyen çocuklara sebebiyet verebilir sex yasaklansın! Düşünmek bazen sakıncalı olabilir, düşünmek yasaklansın! Yaşamak sıkıcı olabilir, yaşamak yasaklansın!

Yani demem o ki, bi kaç sene sonra hepimiz yeşerip filiz vermeye başlayacağız zira ottan pek bi farkımız olmayacak gibi. Dünyanın içinde ama insanların pek bi uzağında olacağız! Yeni olan her şeyin uzağındaki saksımızda ne güzel muhabbetler çeviririz, diyen varsa uzasın hemen, sevmem sizi..

Öperim hepinizi…

28 Nisan 2011 Perşembe

Süper kahraman mısın muzır neşriyat, neyin nesi kimin fesisin?



Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu yine iş başında! İsme baktığınızda bi süper kahraman imajı çiziyor gibi görünebilir bu kurul. Ada baksana bi: Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu! Uuuuuuv! çok fiyakalı.. Mavi taytını çekmiş, kırmızı pelerinini asmış sırtına, iyi ve sevimli insancıkları kötülükten uzak tutmak için canını dişine takan bir topluluk olmalı, diye düşünüyor insan ismi okuyunca. Ya da, iyi insanları karanlığın ateşinden korumaya and içmiş, içinde harika insanların barındığı bir topluluk zannedebilirsiniz bu ekibi, gayet fantastik bir ekip olmalı; hepsinin ayrı bi gücü var ve kaçırılan masum çocukları kurtarıyorlar iblislerin elinden. ufff çok fiyakalısınız... yerler...

Ama ne yazık ki gerçekler böyle yumuşak ve eğlenceli değil! Bu topluluğun gayet fantastik kafalardan oluştuğu doğru zira kitapları amaçsızca yasaklayıp kendi kendilerine çoştukça coşabiliyorlar. Dünyayı yerinden oynatmış yazarların eserlerine "höömmm ben okudum bunu ismail ama bi bok anlamadım bi de sen bak bakalım. Sen de anlamazsan yasaklarız olur biter," deyip kitapların bir sanat eseri olup olmadığına dahi karar verebiliyorlar! Evet şaşırmayın bu teşkilat son olarak W. Burroughs'un Yumuşak Makine'sini yasaklamış bulunuyor. Bu kitabı çocuk okur mu abi? Analar babalar okuyacak olm bu kitabı!! çocuğun ne işi var beat kuşağıyla?! diye düşündüğünüzü hissedebiliyorum. hakkaten artık iş çığrından çıkmaya başladı! Evet, her an raflardan toplatılmasına başlanabilir.. Karar ise romanın edebi bir kimlik taşımıyor olması!! Buna kim karar verdi diyecek olursanız işte bu teşkikat vermiş. Hani yeni buluşmalarda, dost sohbetlerinde sorarız ya yeni elemana, "ne bitirdin abi?" diye. işte adam söyler "şunu bitirdim ama ben bu mesleği yapıyorum," falan. İşte sanıyorum bu teşkilat da kendi mesleğini yapamayanlardan. Kazara bir bölüm bitirip, saçma bir hayata kavuşanlardan.. Çok fazla bıdıbıdı yapmadan şunu şöylemek istiyorum ki cahilliğin pirim yaptığı günümüzde kafalar iyiden iyiye sulanmaya başlamış bunu fark ettik bu apansız çıkışlarla. Ben romanı okumadım o yüzden ne kadar "edebi" olduğunu size söyleyemeyeceğim :))))) diğer beat kuşağı yazarlarını pek seven ve çoğu beat kuşağı romanını yalayıp yutmuş bir insan olarak yarın ilk iş alıp okumaya başlayacağım romanı. toplatılmadan almalı bence!!

Bu memleket ne yasaklar gördü sayın Burroughs, kendinizi özel zannetmeyin lütfen.. Off çok canım sıkıldı yine. hadi görüşürüz..

öperim hepinizi...

Bunu sevdiyseniz aşağıdakilere bitersiniz!

Related Posts with Thumbnails